29/3/2009 - AŞK
Şimdiye kadar elim defalarca Elif Şafak'ın kitaplarına gitti ama bir şekilde vazgeçip başka kitaplara yöneldim. Cuma günü bir arkadaşım için kitap seçerken nasılsa bu kitapta karar kıldım.

AŞK - ELİF ŞAFAK
Ya ortasındasındır AŞK'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.. Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte 'sorunsuz' bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.
Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.
Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller… Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası… Aşk… Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
Alıntıdır. http://www.kitapturk.com/books/Kitap/47348/Ask.htm
Uzun zamandır bu kadar içime işleyen bir kitap okumamıştım. Kitap beni resmen esir aldı. GÖNLÜ GENİŞ VE RUHU ZENGİN SUFİ MEŞREPLİLERİNİN KIRK KURALI nı yazdım hayat defterime. Ve şimdiye kadar neden Elif Şafak okumadım diye hayıflandım. Umarım diğer kitaplarıda bu kadar güzeldir. Bu kitap tavsiyemdir... Sevgiler...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yazmadan gitme lütfen! :: Bağlantı
|
2/3/2009 - Sobelenmişim
Sevgili zeytunirem beni sobelemiş. Kendisi biricik yeğenim olur :)
İşte sobe soruları;
1-blogunun adı neden Bucan? -Çünkü soyadım bucan dolayısıyla benden size merhaba :) 2-en sevdiğin blogcular? -Bütün blogcu arkadaşlarımı seviyorum. 3-blogum sence nasıl? -Bence süper. 4-blogunu yorum olmadığı için kapatanlar hakkında ne düşünüyorsun? -Herkesin kendi bileceği iş, ama bence burda amaç insanlarla birşeyler paylaşmak. Herkes yorum yazmak zorunda değil. 5-sende yorum gelmesse kapatırmısın? -Hayır yorum gelmediği için kapatmam, yorum olmaması insanların bloğumu ziyaret etmediği anlamına gelmez. 6-emek hırsızlığı hakkında ne düşünüyosun. -Bence hoş birşey değil en azından kopyalayacaklarsa yayınlayacakları yerde kaynak göstermeliler. 7-başına böyle birşey geldimi? -Hiç farkında değilim :) 8-bu sorularla kimleri sobelersin? -Bloğuma ziyarete gelen herkesi sobeliyorum :) arzu eden cevaplasın.
Sevgiler.....
| |
|
|
Yorum (3) :: Yorum yazmadan gitme lütfen! :: Bağlantı
|
28/11/2008 - Portobello Cadısı - Paulo Coelho
Kitap hakkında iyi kötü bir çok yorum var. Ben kitabı beğenenler arasındayım. Bence okumaya değer.
 Onu yakından tanıyan, belki de hiç
tanımayan dostlarının ağzından
Kim olduğumuzdan emin olmasak da, kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz?
Paulo Coelho, yeni romanı Portobello Cadısı'nda bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının öyküsünü, onu çok iyi tanıyan -ya da hiç tanımayan- yakınlarının ağzından anlatıyor.
İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanı oluyorlar. Athena işte buna başkaldırdı ve bunun için büyük bir bedel ödedi...
Heron Ryan, gazeteci
Athena, duygularımı biraz olsun göz önüne almadan kullandı ve yönlendirdi beni. Hocamdı, kutsal sırları aktarmayı, aslında hepimizde var olan o bilinmeyen gücü uyandırmayı üstlenmişti. O yabancı denize atıldığımızda, bize yol gösterenlere körü körüne güveniriz, çünkü bizden daha fazla bildiklerine inanırız... Andrea McCain
Tiyatro Oyuncusu
Athena'nın en büyük sorunu,21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti. Durmadan 'başkaları ne der' diye kaygılanan, kırgın ve mutsuz biri olacaktı...
Deidre O'Neill, Edda diye biliniyor
(Tanıtım Yazısından)
|
|
Yorum (12) :: Yorum yazmadan gitme lütfen! :: Bağlantı
|
22/11/2008 - ders almak
ÜÇ HİKÂYE- ÜÇ DERS- BİR SÖZ 1.Hikâye Kavak Ağacı ile Kabak Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: -Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? -On yılda, demiş kavak. -On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. -Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak! -Doğru, demiş kavak. Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa: -Neler oluyor bana ağaç? -Ölüyorsun, demiş kavak. -Niçin? -Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için. 1.Ders: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır. 2. Hikâye
En iyi Buğday Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi: -Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi. -Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, -Neden olmasın, dedi çiftçi. -Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor. 2. Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir. 3. Hikâye
Geleceğini biliyordum… Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, -Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma. Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı; -Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın. -Değdi, dedi, gözleri dolarak, -değdi… -Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun? -Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim. Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı: -Geleceğini biliyordum… Geleceğini biliyordum… 3. Ders: Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir. 'Her sabah Afrika'da bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa öldürülecektir. Her sabah Afrika'da bir aslan uyanır. En hızlı ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır. Aslan veya ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmaya başlasanız iyi olur. Afrika Atasözü Çok çalışmak, emek harcamak, güven vermek, sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlar. Her sabah uyandığımızda bir de böyle bakalım dünyaya. Unutmayın hayat uzun bir öyküye benzer. Ancak öykünün uzun olması değil, iyi olması önemlidir. ALINTIDIR
|
|
Yorum (4) :: Yorum yazmadan gitme lütfen! :: Bağlantı
|
 Free Site Counters
<- :: -> |
|
Hakkımda
"Varsın karanlık olsun geceler...Yüreğinizin sesini dinlerseniz, soğuk da sıcak da olsa yanınız yöreniz, gökyüzünden yıldız yağar sanırsınız...Düşler de gerçekler de bu yıldızlardadır. Bulup yakaladınızsa o yıldızı sıkı sıkı tutun yüreğinizde... Sakının, yüceltin... Yaşamak, belkide bu demektir..."
Suna Tanaltay
KATEGORİLER
Yazılarım
El emeği, göz nuru-handicrafts
Takılarım-jevel
Gezi
Kitap
Resimlerim
Foto Bucan
Sağlık

BANNERİMİ EKLERMİSİNİZ?
EKLEMEK İÇİN!
ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ

BUCANIN CANLARI
|